deneme
21 Mart 2013 Perşembe
ORMAN HAFTASI
Ormanlarımız bizim hazinemizdir.Biz insanlar malesef hiç bir şeyin kıymetini bilmiyoruz ormanlarımıza hor davranıyoruz.kestiğimiz ağaçların yerine yenilerini dikmiyoruz.Pikniğe gittiğimizde etrafı batırıyor ve eve dönerken çöplerimizi toplamıyoruz bıraktığımız cam kırıkları yüzünden ormanlarımız yanıyor ve dünyamızın akciğerleri tükeniyor ve dünyamız gün ve gün hastalanıyor tıpkı insanlar gibi hiç değilse çocuklarımızı ormanlara karşı daha duyarlı ve bilinçli yetiştimeliyiz.çocuklarımızı kağıtları boş yere ziyan ettiklerinde onları uyarmalı ve buyünden binlerce ağacın kesilmek zorunda kaldığını onlara anlatmalıyız.Ormanlarımızın heyelanı azaltığını bize oksijen sağladığını ve ormanda yaşayan canlıların evi olduğunuda unutmamalıyız.Ağaçları keserek ormanı yok ettiğimiz gibi bazı hayvan dostlarımızında neslinin tükenmesine zemin hazırlıyoruz.Sevgili çocuklarımız yeşili sev doğayı koru şimdi sizlerde tazecik fidanlarsınız edindiğiniz bilgi ve eğitimle bizim ilerideki ulu çınarlarımız olacaksınız.ORMAN HAFTASI BELİRLİ BİR GÜN DEĞİL HER GÜNDÜR BUNU UNUTMAYALIM.
13 Mart 2013 Çarşamba
Güzel kızlarım....Bazen öyle şeyler istiyorlarki beni çok şaşırtıyorlar.Küçük prensesimin tek isteği bir at sahibi olmak olabilecekmi bilmiyorum ama at alabilirse birgün ismi bile hazır KURDELE olacak kurdeleyle yatıyoruz kurdeleyle kalkıyoruz küçük kızım çok sosyal büyük kızımda tam tersi biraz pasif.Büyük kızım ne kadar korkuyorsa küçüğümde bir o kadar seviyor az önce seyretmiş olduğumuz flim den çok etkilendi küçük bir kızla sonya adında bir kısrahın hikayesiydi seyrederken kendinden geçti okadar sevindiki kızımı seyrederken ben mutlu oldum keşke keşke isteğini gerçekleştire bilsem bir at alma imkanım olmasada havalar ısınır ısınmaz ilk işim at binmeye götüreceğim küçüğümü ben de çok severim atları muhteşem varlıklar nedendir bilmem at bana özgürlüğü hatırlatıyor
15 Şubat 2013 Cuma
GÖRMEK İSTEDİKLERİMİZ VEYA GÖREBİLDİKLERİMİZ
Hayatı nasıl görmek istersek öyle düşünürüz. Tıpkı insanlarda görmek istediğimiz şeyler gibi bazen çok önyargılı olabiliyoruz karşımızdaki insanı tanımak için kendimze ve ona bir şans vermiyoruz onun ne kadar eğlenceli olabilceğini yada duygusal bazende deli dolu.Mesala ben girgin biri değilimdir ama içimde dışarı çıkmak için çabalayan deli dolu hayatı yaşamak isteyen küçük bir kız çocuğu varmış gibi hissediyorum bazen.Bazende bardaktan boşanırcasına yağan yağmurun altında dans etmek sabahlara kadar,trombolinde zıplamak zıplamak istiyorum sanki bulutlara değecekmiş gibi insanlarla diyoloğumun çok iyi olmasını isterdim rahat rahat konuşup rahat rahat espiri yapabilmeyi ama ne mümkün bunun sebebide ailemizin bilerek yada bilmiyerek bize uyguladığı baskı kaç yaşıma geldim hala kendimi bu baskı altında hissediyorum bir türlü bundan kurtulup ben olamıyorum en büyük korkumda benimde çocuklarıma aynı baskıyı uygulayıp benim gibi olmalarını görmek.Keşe bir fırsat çıksa önüme yaşayamadığım çocukluğumu doya doya yaşaya bilsem KEŞKE
16 Ekim 2012 Salı
kaybettiğimiz değerler
-Bazen hayatımız monotonlaşır bazen sıkılırız yeni uğraşlar yeni heyecanlar aramaya başlarız.Bazen yeni edinmiş olduğumuz alışkanlıklar hayatımızı günden güne alıp götür bizden biz farkına varamayız farkına vardığımızdada artık çok geç kalmış olabiliriz.Bazen bir arkadaştır bizi değiştiren, bazen bir iş ama nitekim zamanla değişiriz.Herşeyden önemlisi insanlar artık bir birlerine olan saygısını kaybetmiş artık herkes kendi çıkarının peşine düşmüş.Toplum olarak ne kadar acınası hale düşmüşüz onun bile farkına varamıyoruz.Eski değerlerimizi günden güne kaybediyoruz verdiğimiz sözlerin arkasında duramıyoruz biz bile bunları yapamıyorsak gelecek nesilden ne bekliyoruzki hangi değerlerimizi yaşatmasını bekleyebilirizki.Bir iyi geceler bir günaydın demekten bile aciz olmuşuz artık.Birbirimize saygılı ve sevgi dolu günler geçirmemiz dileğiyle......
SEVGİLİ EŞİME
-Sevgili eşim senin doğum gününde benim sana hediye vermem gerekli ama senin doğman bana verilmiş en büyük hediye aslında.
4 Ekim 2012 Perşembe
Slm Aşkıma
Seninle bazen üzülüyor bazen seviniyoruz bazen birbirimizi kırıyor bazen incitiyoruz ama bunlar hayatın tadı tuzu öyle değilmi? Seninle tanışmadan önce nekadar şanssız bir insan olduğumu düşünür dururdum..Seninle tanıştıktan sonra sanki hayatıma hiç batmayacak bir güneş gibi doğdun çünkü sen benim en büyük şanssımdın en zor zamanlarımda hep yanımdaydın sevmenin sevilmenin evliğin güzel yanları bunlar paylaşabilmek zoru görünce kaçıp gitmemek ağlamak istediğinde bir omuz bulabilmek seninle ben yani biz olabilmek. Bazen bir korku sarıyor içimi insanlar sevdiği şeyleri çabuk kaybeder diyorlar seni kabetmekten korkuyorum seni kaybetmek demek hayatımın anlamını kaybetmek demek çünkü herşeyden çok değerlisin benim için canımdan bile değerli.Seni çok ama çok seven eşinden sevgilerimle hayat arkadaşım
6 Ağustos 2012 Pazartesi
AĞAÇLAR & İNSANLAR
Selamlar Erkeklerin bazıları ağaç gibi bazıları yabani ot gibidir.Ağaç gibi erkekler nerede kök salacaklarını iyi bilirler kökleriyle toprağa sıkı sıkı tutunurlar çiçekler eşleri gibidir topraktan aldığı besinlerle eşlerini beslerler yeşermesini ve çiçek açmasını sağlar ardından meyve verirler tıpkı bir annenin doğum yapması gibi. Ağaçlar toprağa ne kadar sıkı sarılırsa karşılarına çıkan her zorlukla baş edebilir. Yabani ot gibi olanlarsa rüzgarla birlikte ordan oraya savrulurlar birot gibi hayatınıza girebilir ama siz onu söküp atabilirsiniz ama bir ağacı kolay kolay söküp atamazsınız.Babaları ulu bir çınara benzetirim her zaman heybetli gözükürler ama içlerini bilemezsin ,anneler ise hiç değişmez onlar hep çiçek gibidirler her zaman misler gibi kokarlar onun için yeni doğan çocuklar anne kokusunu ararlar.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)